Pozitif etik kavramı, etiğe dair köklü bir zihniyet dönüşümünü temsil eder.
Elbette, “onarıcı etik” (remedial ethics) anlayışını eleştirirken bir “korkuluk argümanı” yarattığımız söylenebilir. Gerçekte, hiçbir saygın etik kuramcısı etiği yalnızca ceza ve kural boyutuyla sınırlamaz. Ancak, birçok psikoloğun günlük uygulamada etiği disiplin yönetmelikleriyle eşitleme eğiliminde olduğu da bir gerçektir.
Hatta çoğu zaman, bizler de — yazarlar olarak — farkında olmadan onarıcı düşünme biçimini kendi etik anlayışımıza dâhil ederiz.
Pozitif Etik: Zaten Varlığı Bilinen Bir Damar
“Pozitif” ya da “aktif etik” terimleri, aslında mesleki etik alanında daha önce dile getirilmiş benzer yaklaşımlara yeni bir isim kazandırır.
Örneğin, Brown (1994) birçok terapistin etiği, insan ilişkilerini sınırlayan bir “beton duvar” olarak gördüğünü belirtir.
Bricklin (2001) ise şunu vurgular:
Etik davranmak, yasalara uymaktan çok daha fazlasıdır. Her etik mesele yasal değildir; bunları eşitlemek kafa karışıklığı yaratır.
Benzer şekilde Kitchener (2000), APA Etik Kodu’nun sınırlılıklarını vurgulayarak psikologları “etik ilkelerin ve teorilerin temeline dönmeye” davet eder.
Prilleltensky (1997) de, psikologların açık ve tutarlı bir etik ilke seti formüle etmesi gerektiğini savunur.
Bu düşünce çizgisi, pozitif etiğin felsefi altyapısını şekillendirir: etik yalnızca ihlali önlemek değil, erdemi inşa etmektir.
Pozitif Etik ve Onarıcı Etik Arasındaki Temel Farklar
Aşağıdaki tablo, etik davranışın iki farklı paradigmasını özetler:
| Etik Alanı | Onarıcı (Remedial) Yaklaşım | Pozitif (Aktif) Yaklaşım |
|---|---|---|
| Ayrımcılık Yapmama | Ayrımcılıktan kaçınmak | Dışlanmış grupları anlamayı ve kabulü teşvik etmek; örneğin “eşcinsel onaylayıcı” bir terapi tutumu geliştirmek |
| Yeterlilik | Asgari nitelikleri sürdürmek | Öz farkındalık ve öz bakım dâhil en yüksek mesleki yeterliliğe ulaşmak |
| Sınırlar | Mesleki sınır ihlallerinden, özellikle cinsel sömürüden kaçınmak | Tüm profesyonel ilişkilerin niteliğini güçlendirmek |
| Aydınlatılmış Onam | Yasal gereklilikleri yerine getirmek (imza almak vb.) | Danışanı süreç hedeflerinin oluşumuna aktif biçimde katmak |
| Gizlilik | Yasaklı ifşalardan kaçınmak | Danışanla güven ilişkisini derinleştirmek ve güven kültürü oluşturmak |
Pozitif Etiğin Gelişimi: Erdem Odaklı Bir Etik Kültürü
Pozitif etik fikrinin somut uygulamaları aslında literatürde uzun süredir mevcuttur:
- Pope & Brown (1996), “duygusal yeterlilik” kavramını tanıtarak etik davranışın yalnızca bilgi değil, duygusal olgunluk gerektirdiğini vurgulamıştır.
- Pope, Sonne & Holroyd (1993), terapide cinsel duyguların inkâr edilmemesi gerektiğini, aksine bu farkındalığın terapötik ilişkiyi olgunlaştırabileceğini göstermiştir.
- Handelsman (2001), “aydınlatılmış onam”ı biçimsel bir belge olmaktan çıkarıp, danışanın gerçekten anladığı ve paylaştığı bir süreç haline getirmeyi önermiştir.
- Prilleltensky, Rossiter & Walsh-Bowers (1996), terapötik ilişkiyi “katılımcı bir ortaklık” olarak tanımlamıştır.
- Fisher (2000), araştırma katılımcılarının yalnızca veri kaynağı değil, ahlaki özne olarak görülmesi gerektiğini savunmuştur.
Bu örneklerin her biri, pozitif etiğin farklı yönlerini temsil eder: farkındalık, katılım, duygusal olgunluk, güven ve ortaklık.
Etik Gelişim Donmaz, Sürekli Evrilir
Yazarlar, pozitif etiğin tek ve nihai bir model oluşturmadığını özellikle vurgular.
Pozitif etik, formüllere indirgenmemesi gereken yaşayan bir kavramdır.
Her kuşak, etik pratiği yeniden düşünmeli ve genişletmelidir.
Bu, etiğin dogmaya değil, diyaloğa dayalı bir kültür olarak sürmesini sağlar.
Felsefi Genişleme: Güç, Cinsiyet ve Kültürel Duyarlılık
Pozitif etik, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde adalet anlayışıyla da bağlantılıdır.
Feminist etik yaklaşımlar, toplumun yapısal güç ilişkilerinin kadınları ve diğer marjinal grupları dışlayabildiğini gösterir.
Bu perspektif, psikologların farkında olmadan başkalarının deneyimlerini nasıl küçümseyebileceğini anlamalarına yardımcı olur.
Aynı şekilde, kültürel çeşitliliği merkeze alan psikologlar, “çoğunluk psikolojisinin” azınlık gruplarına uygun olmayan varsayımlarını sorgular.
Gerçek etik duyarlılık, farklı sesleri dinlemeyi gerektirir — özellikle de geçmişte dışlanmış ya da susturulmuş olanları.
Pozitif etik, bu nedenle yalnızca “davranışsal rehber” değil, toplumsal empatiyi artıran bir farkındalık pratiğidir.
Etik Diyalog, Ahlaki Görüşü Derinleştirir
Pozitif etik, psikolojide etik kavrayışını yeniden tanımlar:
Kuralları uygulamakla kalmaz, vicdanın ve insan onurunun sınırlarını genişletir.
Psikologlar, kendi “iyi yaşam” vizyonlarını mesleki pratiklerine taşıyarak hem bireysel hem toplumsal düzeyde dönüşüm yaratabilirler.
Etik, artık yalnızca “doğruyu yapmak” değil, doğruyu büyütmek haline gelir.
Kaynakça
- Brown, L. S. (1994). Concrete Walls and Human Connections in Therapy.
- Bricklin, B. (2001). Beyond Law: Ethics in Professional Practice.
- Kitchener, K. (2000). Foundations of Ethical Principles in Psychology.
- Pope, K. S., Sonne, J. L., & Holroyd, J. (1993). Sexual Feelings in Psychotherapy.
- Pope, K. S., & Brown, L. S. (1996). Emotional Competence and Ethics in Therapy.
- Prilleltensky, I., Rossiter, A., & Walsh-Bowers, R. (1996). Participatory Ethics in Psychology.
- Fisher, C. B. (2000). Duty-Based Ethics in Psychological Research.
