çocuk ergen psikiyatri psikoloji

Duygularım Dolunca: “Duygu Bardağı” Etkinliği

Çocuklarda duygu düzenleme

Bu paylaşımı, çocuklarla çalışan terapistlere ve çocukların duygusal dünyasını daha iyi anlamak isteyen ailelere destek olmak için hazırlıyorum. Terapi odasında ya da ev ortamında sıkça karşılaştığım durumlardan biri şu: Çocuk “bir anda” taşmış gibi görünür. Küçük bir tetikleyiciye çok büyük bir tepki verir ve hem çocuk hem yetişkin bu duruma anlam veremez. Oysa çoğu zaman mesele “an” değildir; biriken duygulardır.

Çocuklar, tıpkı yetişkinler gibi, gün boyunca pek çok duygu yaşar. Ancak bu duygular her zaman ifade edilmez, konuşulmaz ya da fark edilmez. Söze dökülemeyen, paylaşılmayan ya da bastırılan duygular birikir. Bu etkinliğin temel amacı, çocuğun bu birikimi somut bir deneyimle fark etmesini sağlamaktır.

“Duygu Bardağı” çalışması, çocukların soyut bir kavram olan duygusal yükü, bedenleri ve dikkatleri üzerinden deneyimlemesine imkân tanır. Aynı zamanda yetişkin için de güçlü bir gözlem alanı oluşturur: Duygu arttıkça odaklanmanın ve kontrolün nasıl zorlaştığını birlikte görmek mümkün olur.

Bu etkinliği anlatırken ya da uygularken amacım çocuğa ders vermek değil; onunla birlikte düşünmek ve anlamlandırmaktır. Çünkü çocuk, yaşadığı şeyi kendisi fark ettiğinde, düzenleme becerisi çok daha kalıcı olur.

Etkinliğin Temel Metaforu: Bardak ve Su

Bu çalışmada bardak, çocuğun duygusal kapasitesini; su ise gün içinde yaşanan duyguları temsil eder. Başta bardak neredeyse boşken her şey kolaydır. Ancak bardak doldukça, onu taşırmadan tutmak, yürümek ve düşünmek giderek zorlaşır. Bu, çocuklar için oldukça öğretici ve aynı zamanda rahatlatıcı bir farkındalık yaratır:
“Demek ki zorlanmamın bir sebebi var.”

Etkinlik Nasıl Uygulanır?

Etkinlik bir yetişkin eşliğinde yapılır ve mümkünse su dökülmesinin sorun olmayacağı bir ortam seçilir. Bardak yavaş yavaş doldurulurken, çocuğa günlük hayatta karşılaşabileceği durumlar anlatılır. Her yeni duyguda bardağa biraz daha su eklenir.

Bardak doldukça çocuktan:

  • hızlı yürümesi,
  • dikkat gerektiren sorulara cevap vermesi
    istenir.

Bu aşamada önemli olan çocuğun zorlanmasını düzeltmeye çalışmamak, sadece eşlik etmektir. Su dökülmesi “başarısızlık” değil, etkinliğin doğal ve beklenen bir parçasıdır.

“Taşma” Anını Konuşmak

Eğer su dökülürse, bu an özellikle kıymetlidir. Çünkü bu noktada çocuk, duygular bastırıldığında ya da biriktiğinde neler olabileceğini bedensel olarak deneyimler.
Ben bu durumu çocuklarla genellikle şöyle çerçeveliyorum:
“Buna duygu patlaması diyebiliriz.”

Burada amaç çocuğu korkutmak değil; davranışın altında yatan süreci görünür kılmaktır. Bağırma, ağlama, kaçma ya da öfke patlamalarının çoğu zaman “son damla” ile ilgili olmadığını, bardak zaten doluyken yaşandığını fark etmek çocuğu da rahatlatır.

Rahatlama ve Duyguların Azalması

Etkinliğin ilerleyen aşamalarında bardaktaki suyun bir kısmı tekrar boşaltılır. Bu genellikle paylaşma, anlaşılma, oyun oynama ya da destek görme gibi deneyimlerle ilişkilendirilir. Bardak hafifledikçe, yürümenin ve düşünmenin yeniden kolaylaştığı gözlemlenir.

Bu aşama, çocuk için çok güçlü bir mesaj taşır:
Duygular geçebilir. Yük hafifleyebilir. Her şey sonsuza kadar böyle kalmaz.

Terapist ve Ebeveynler İçin Küçük Bir Not

Bu etkinlikte en önemli unsur, yetişkinin tutumudur.
“Bak taşırdın” ya da “daha dikkatli olmalıydın” gibi ifadeler, çalışmanın etkisini zayıflatır. Bunun yerine:
“Bardak doluyken gerçekten zor oldu, değil mi?”
demek, çocuğun kendini anlaşılmış hissetmesini sağlar.

Ben bu etkinliği, çocukların duygularından korkmaması ve yetişkinlerin de bu duygularla temas edebilmesi için kullanıyorum. Çünkü duygular yok sayıldığında kaybolmaz; ancak fark edildiğinde ve paylaşıldığında düzenlenebilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir