Kategori: KLİNİK PSİKOLOJİ

Bipolar Bozukluk ve Psikoterapi: Klinik Psikoloğun Yönlendirme Sorumluluğu

Bipolar bozukluk, duygusal dalgalanmaların çok belirgin olduğu bir durumdur ve bu dalgalanmalar, manik ataklar ve depresif dönemler arasında gidip gelir. Bu tür hastalıkların tedavisi genellikle psikoterapi ve ilaç tedavisinin kombinasyonu ile yapılır. Ancak, bir klinik psikolog bipolar bozukluğu olan bir hastaya sadece psikoterapi sunmakla yetinir ve bir psikiyatristi yönlendirmezse, bu durum malpraktis anlamına gelebilir mi? […]

DBT (Diyalektik Davranışçı Terapi) Nedir?

Diyalektik Davranışçı Terapi (DBT), özellikle duygusal düzenleme güçlüğü çeken kişilere yardımcı olmak için geliştirilmiş bir terapi yöntemidir. Bu yazı, DBT’nin temel ilkelerini, kimlere hitap ettiğini ve terapi sürecinin neye benzediğini basitçe anlatmak amacıyla hazırlanmıştır. DBT’nin Amaçları: DBT’nin ana amacı, kişilerin “yaşamak için değerli bir hayat” kurmalarına yardımcı olmaktır. Bu, bir kişinin hayatında anlamlı ve önemli […]

Depresyon ve Anksiyete ile Başa Çıkmanın Yolu: Bilişsel Davranışçı Terapi

Hayatın zorlukları, bazen içsel bir yük haline gelebilir. Özellikle depresyon ve anksiyete gibi ruhsal sağlık sorunları, insanı yalnızlaştırabilir, kaygılandırabilir ve güçsüz hissettirebilir. Bu duyguları sıkça yaşayan birçok insan gibi, siz de bazen yalnızlık hissiyle baş başa kalabilirsiniz. Bu tür duyguların üstesinden gelmek ise bazen düşündüğümüzden daha zor olabilir. Ancak unutmayın, bu hisler kalıcı değildir ve […]

DSM-IV’ün Beş Ekseni

DSM-IV, psikiyatrik bozuklukları çok boyutlu bir yaklaşım ile sınıflandıran bir sistemdi. Bu sistemin temelinde, her bozukluğun farklı yönlerini değerlendiren beş eksen bulunuyordu. Bu eksenler, bir kişinin mental sağlığını ve terapötik müdahaleye olan ihtiyacını daha iyi anlamayı hedefliyordu. Ancak, DSM-5‘in yayımlanmasıyla eksen sistemi kaldırıldı ve artık tek bir boyut üzerinden değerlendirme yapılmaya başlandı. Yine de DSM-IV’ün […]

İlk Görüşme: Danışanı Tanıma ve Terapi Sürecinin Temellerini Atma

İlk görüşme, terapötik ilişkinin sağlam temeller üzerine inşa edilmesi gereken en önemli adımdır. Bu süreç, hem terapistin hem de danışanın birbirini anlaması ve güvenli bir alan yaratılması açısından kritik öneme sahiptir. Terapi sürecine başlamadan önce, danışanın kimliğini doğru bir şekilde anlamak, kişisel özelliklerini öğrenmek ve doğru bir hipotez oluşturmak, başarılı bir terapötik ilişki için gereklidir. […]

Terapötik Sınırlar ve İlk Görüşme: Profesyonellik ve Nötr Tutumun Önemi

Psikoterapi süreci, profesyonel sınırların sıkı bir şekilde korunması gereken bir alandır. Terapistin, danışanla kurduğu ilişki, duygusal, bilişsel ve davranışsal olarak dengeli olmalı ve her iki taraf için de güvenli bir ortam sunmalıdır. Bu yazıda, terapi seansı dışında danışanla temas kurulmaması, terapi odasında profesyonel bir yaklaşım benimsenmesi ve ilk görüşme sırasında dikkat edilmesi gereken noktalar üzerinde […]

İlk Görüşme Anamnez: Psikoterapötik Sürecin Başlangıcı

Psikoterapi sürecinin ilk adımı, danışanla yapılan ilk görüşmedir. Bu görüşme, terapistin hem danışanın ihtiyaçlarını anlaması hem de terapi sürecini nasıl yönlendireceği hakkında bir çerçeve oluşturması açısından kritik öneme sahiptir. İlk görüşmede belirli hedefler doğrultusunda hareket edilmelidir. 1. Görüşmenin Amacını Belirlemek İlk görüşme, net bir amacı olan bir oturum olmalıdır. Terapistin amacı, danışanın mevcut sorunu hakkında […]

Narsistik Kişilik Bozukluğu ve Terapide Karşı Aktarım: Zorluklar ve Çözüm Yolları

Narsistik Kişilik Bozukluğu (NKB) terapide çok sık ele alınmasa da, hem terapistler hem de danışanlar açısından oldukça karmaşık duygusal etkileşimler içerir. Özellikle, terapistlerin yaşadığı ve çoğunlukla göz ardı edilen bir süreç olan karşı aktarım, NKB gibi kişilik bozukluklarıyla çalışırken belirginleşir. Karşı aktarımın daha iyi anlaşılması, NKB tedavisinde terapistlerin deneyimledikleri karmaşık duygusal reaksiyonların farkına varmalarını ve […]

Bir Terapi Seansında Sessiz Bir Çığlık: Narsistik Aktarım ve Karşı Aktarımın Karmaşıklığı

Terapi odasında geçen her an, bazen sessizce gelişen ama içsel dünyalarda büyük yankılar uyandıran bir dizi duygu ve dinamikle doludur. İşte tam da bu duygusal yankıların en çarpıcı örneklerinden biri: bir terapist ve danışanı arasındaki basit bir pencere açma hareketi, aslında çok daha derinlerde yaşanan bir çatışmayı ortaya çıkarır. Hikaye: Sessiz Bir Hareketin Fırtınası Terapist, […]

Narsistik Aktarım ve Karşı Aktarım: Terapistin Zihinsel Yolculuğu

Bir terapistin süpervizyon sürecinde yaşadığı karmaşık duyguları, özellikle narsistik özellikler taşıyan bir hastayla çalışırken ortaya çıkan zorlukları ele alan bir konuşma metniyle başlamak istiyorum: Süpervizyona gidiyorum ve Süpervizör’e diyorum ki: ‘Bu yeni hastayla ne yapacağımı bilmiyorum, sanki orada değilim. Hiç aktarım yok.’ O da, ‘Bu narsistik aktarımın ilk aşamasıdır. Diğer kişi yok gibidir,’ diyor. Bu […]