Psikoterapi yalnızca bilgiyle değil, insanın vicdanıyla yürütülen bir süreçtir. Her terapist, mesleki yaşamının bir noktasında aynı soruyu sorar: “Şimdi ne yapmalıyım?” Bu soru bir zayıflık göstergesi değil, aksine etik farkındalığın başlangıcıdır.
Bir terapist düşünün. Hastasının tanısını doğru bildirdiğinde sigorta ödemesi reddedilecektir. Ancak bilgiyi gizlerse vicdanıyla çatışacaktır. Başka bir terapist, yanlış yönlendirmelerde bulunan süpervizörüne karşı çıktığında iyi bir referans alma şansını kaybedebilir. Bir diğeri ise şiddet gören bir danışanına yardım etmek isterken, açık sığınma evi bulamadığında çaresiz kalabilir. Görüldüğü gibi terapist, çoğu zaman “doğru olan” ile “yapılabilir olan” arasında sıkışır.
Tam da bu noktada etik farkındalık devreye girer. Etik farkındalık, yalnızca doğruyu bilmek değil; her durumda doğruyu yeniden düşünme cesaretidir.
Etik Karar Vermenin Gerçek Sınavı
Etik kararlar genellikle gri alanlarda şekillenir. Terapist kendi içinde sık sık sorgulama yapar.
- Doğru olanı yaparsam ne olur?
- İnsanlar bana kızar mı?
- Yanlış olanı yapsam ama kimse fark etmese, bu hâlâ yanlış sayılır mı?
Bu içsel sorgulamalar, terapistin değer sistemini, sorumluluk bilincini ve karakterini görünür kılar. Kenneth S. Pope ve Melba J. T. Vasquez’e göre etik farkındalık, ezberlenmiş bilgi değil, sürekli yenilenen bir bilinç hâlidir. Çünkü etik düşünce, terapisti otomatik davranıştan kurtarır. Her danışan, her bağlam ve her dönem farklıdır. Dolayısıyla etik karar verme süreci, her defasında yeniden düşünmeyi gerektirir.

Etik Kodların Sınırı
Etik kodlar, terapist için bir yol haritası oluşturur. Ancak pusula yön gösterir, yürümek yine terapiste düşer. Kurallar, temel ilkeleri hatırlatır ama kararların yerini alamaz. Pope ve Vasquez’in de belirttiği gibi, etik farkındalık, yalnızca kurallara uymak değil, onları anlamla doldurabilmektir.
Her danışan farklıdır. Kültür, toplum, aile yapısı ve kişisel deneyimler, etik kararları doğrudan etkiler. Bu nedenle etik davranış, mekanik bir uygulama değil, bilinçli bir sorumluluk biçimidir.
Etik ve Hukuk Arasındaki Fark
Etik ve hukuk, zaman zaman birbirine karıştırılır. Ancak aralarındaki fark derindir. Hukuk, uyulması gereken minimum standartları belirler. Etik ise, insanın vicdani sorumluluğunu temsil eder. Her yasal davranış etik değildir. “Kanunu çiğnemedim” demek, vicdanen doğru davranıldığı anlamına gelmez. Bu nedenle etik davranış, yasanın izin verdiğiyle değil, vicdanın yönlendirdiğiyle ilgilidir.
Pope ve Vasquez bu farkı şu cümleyle açıklar:
Etik farkındalık, yasaya uymanın ötesine geçip doğru olanı yapma kararlılığıdır.
Dolayısıyla terapist, sadece yasal çerçevede değil, etik değerlere dayanarak da hareket etmelidir.
Terapistin Kendine Bakımı Etik Bir Sorumluluktur
Etik farkındalık, yalnızca danışanla ilgili değildir. Terapistin kendi duygusal dayanıklılığı da etik bir sorumluluktur. Çünkü yorgun, tükenmiş veya duygusal olarak bitkin bir terapist sağlıklı kararlar veremez. Bu nedenle kendine bakım, kişisel bir lüks değil, profesyonel bir zorunluluktur. Etik davranmak, başkalarına karşı dürüst olmanın yanı sıra, kendine karşı da dürüst kalabilmektir.
Savunmacı Terapiden Bilinçli Terapiye
Bazı terapistler, etik farkındalığı riskten kaçınmakla karıştırır. “Yeter ki dava edilmesin” anlayışı, etik cesareti zayıflatır. Böyle bir yaklaşım, korkuya dayandığı için terapötik sürecin derinliğini gölgeler. Oysa gerçek etik duruş, korkudan değil farkındalıktan doğar.
Etik farkındalık, riskten kaçmak değil, sorumluluk almaktır. Terapist, hatalardan kaçınmak yerine onları anlamaya çalışmalıdır. Çünkü etik davranış, hatasızlık değil; vicdanla hareket etme kararlılığıdır.
Etik Farkındalık Bir Tutumdur
Etik farkındalık, psikoterapinin kalbinde yer alır. Bu farkındalık, yalnızca doğruyu bilmek değil, her durumda doğruyu yeniden değerlendirmeyi gerektirir. Pope ve Vasquez’in vurguladığı gibi, etik davranış, insanın kendine ve topluma karşı duyarlılığının göstergesidir.
Etik olmak, yanlış yapmaktan korkmak değil, doğruyu cesaretle seçmektir. Her terapistin hayatında dönüp dolaşıp sorduğu o soru, aslında mesleğin özünü oluşturur:
“Şimdi ne yapmalıyım?”
Kaynak:
Pope, K. S., & Vasquez, M. J. T. (2016). Ethics in Psychotherapy and Counseling: A Practical Guide (4th ed.). Wiley.
