çocuk ergen psikiyatri psikoloji

Duyguların Gücü: Ne Kadar Yoğun Hissediyorum?

Çocuklarda duygu yoğunluğunu ayırt etme

Bu bölümü, çocuklarla çalışan terapistlere ve çocukların duygusal farkındalığını derinleştirmek isteyen ailelere yardımcı olmak için paylaşıyorum. Çocuklarla çalışırken sıkça şunu fark ediyorum: Çocuk duygusunu tanıyabiliyor ama ne kadar güçlü hissettiğini ayırt etmekte zorlanıyor. “Çok kızdım” ile “biraz kızdım” arasındaki fark, çocuk için çoğu zaman net değil. İşte bu bölüm tam olarak bu ayrımı görünür kılmak için var.

Duygular sadece “var” ya da “yok” değildir; şiddeti vardır. Bazen çok küçük bir sevinç hissederiz, bazen içimizi kaplayan yoğun bir mutluluk yaşarız. Aynı şekilde hayal kırıklığı, öfke ya da üzüntü de farklı yoğunluklarda ortaya çıkar. Bu farkı ayırt edemeyen bir çocuk için her duygu “çok büyük” gibi hissedilebilir.

Bu içerikte amacım, çocuğa duygularını kontrol etmeyi öğretmek değil; duygularını ölçebilmeyi öğretmek. Çünkü yoğunluk fark edildiğinde, düzenleme çok daha mümkün hale gelir.

Duygu Termometresi: Soyut Olanı Somutlaştırmak

Bu bölümde “Duygu Termometresi” metaforunu kullanıyorum. Termometre, çocuğun yaşadığı duygunun gücünü 1’den 10’a kadar derecelendirmesine yardımcı olur.
1: Çok hafif bir duygu
10: Çok güçlü, bedeni ve düşünceleri zorlayan bir duygu

Bu görsel ve sayısal ölçek, çocuğun iç dünyasında olan biteni dışarıya taşımasını kolaylaştırır. “Kötüyüm” demek yerine “Bu duygu şu an 8 gibi” diyebilmek, çok önemli bir farkındalıktır.

Aynı Duygu, Farklı Güçler

Bu çalışmayı yaparken çocuklara özellikle şunu göstermeyi önemsiyorum:
Aynı duygu, farklı durumlarda farklı şiddette hissedilebilir.

Örneğin mutluluk:

  • Sabah sevdiği bir şey yemek → düşük seviye
  • Arkadaşlarıyla oyun oynamak → orta seviye
  • Doğum günü kutlaması → yüksek seviye

Aynı durum hayal kırıklığı, öfke ya da kaygı için de geçerlidir. Bu farkı görebilmek, çocuğun “Her zaman böyle hissediyorum” düşüncesinden uzaklaşmasına yardımcı olur.

Neden Duygunun Gücünü Ölçmek Önemli?

Duygunun yoğunluğu arttıkça:

  • düşünmek zorlaşır,
  • beden daha gergin hale gelir,
  • davranışlar daha dürtüsel olabilir.

Çocuk bu bağlantıyı fark ettiğinde, yaşadığı zorlanmayı kişisel bir başarısızlık olarak görmez. “Bende bir sorun var” yerine “Duygum şu an çok güçlü” diyebilir. Bu da hem utancı hem de çaresizlik hissini azaltır.

Çocuklarda duygu yoğunluğunu ayırt etme

Terapide ve Evde Nasıl Kullanıyorum?

Bu bölümü seanslarda sıklıkla şu amaçlarla kullanıyorum:

  • Seans başında duygu check-in yapmak
  • Zor bir olay anlatılmadan önce yoğunluğu belirlemek
  • Regülasyon becerilerine geçmeden önce farkındalık oluşturmak

Ev ortamında ise ebeveynlere genellikle şu tür bir dil öneriyorum:
“Bu duygu sence termometrede kaçta?”
Bu soru, çocuğu savunmaya geçirmeden düşünmeye davet eder.

Yetişkinler İçin Küçük Bir Hatırlatma

Çocuğun verdiği sayı “abartılı” gibi gelebilir. Ancak o sayı, çocuğun öznel deneyimini yansıtır.
“Bu kadar da değildir” demek yerine
“Bu senin için gerçekten güçlü bir duyguymuş”
demek, çocuğun kendini regüle etmesini kolaylaştırır.

Ben bu bölümü, çocukların duygularından korkmaması ve “Bu hep böyle kalacak” düşüncesine kapılmaması için kullanıyorum. Çünkü bir duygu ne kadar güçlü olursa olsun, şiddeti değişebilir ve zamanla düşebilir. Bunu fark eden çocuk, duygular karşısında kendini daha güvende hisseder.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir