Ruhsal hastalığı olan bireylerin şiddet eğilimi göstermesinin önüne geçebilmenin en etkili yolu, bu kişilerin zamanında ve ihtiyaçlarına uygun bir biçimde ruh sağlığı hizmetlerine ulaşabilmesidir. Medmindist Klinik Psikoloji ve Eğitim Enstitüsü olarak biz, Türkiye’de şiddeti önleme tartışmalarının yalnızca güvenlik ve cezai tedbirler üzerinden değil; temelden, bilimsel ve bütüncül bir ruh sağlığı perspektifinden ele alınması gerektiğini savunuyoruz.
Şiddet Davranışını Önlemenin Bilimsel Gerçeği
Uluslararası literatür açıkça göstermektedir ki: Şiddet davranışlarını önlemenin en etkili yolu, kişiye özgü, yapılandırılmış psikolojik ve psikiyatrik tedavilerdir.
Şiddet, yalnızca ruhsal hastalıkların değil, çok katmanlı sosyal ve çevresel faktörlerin bir sonucudur. Madde kullanımı, sosyal dışlanma, travmatik yaşantılar, kronik yoksulluk, evsizlik ve aile desteğinden yoksunluk, şiddet riskini ciddi biçimde artırır. Evet, şizofreni, psikotik bozukluklar, madde kullanım bozuklukları veya belirli kişilik bozukluklarında risk artışı vardır. Ancak bu bireylerin büyük bir çoğunluğu şiddet eğilimi göstermez.
Türkiye’de Şiddeti Azaltmak İçin Ne Yapılmalı?
Ne yazık ki Türkiye’de birçok kişi, gerekli ruhsal destek hizmetlerine zamanında erişememekte ya da tedavi sürecini sürdürememektedir. Bu durum yalnızca bireyin yaşam kalitesini düşürmekle kalmaz, aynı zamanda toplum açısından da risk faktörü oluşturur.
Medmindist Enstitüsü olarak Türkiye için şu somut adımları öneriyoruz:
1. Ruh Sağlığı Hizmetlerinin Yaygınlaştırılması
Ağır ruhsal bozukluklara sahip bireylerin erişebileceği düşük eşikli, mobil ve ev temelli tedavi modelleri kurulmalıdır. Vaka temelli izlem ve ev ziyaretleri, tedavi sürekliliğini sağlar.
2. Entegre Sosyal Hizmet Modelleri
Yoksulluk, evsizlik, sosyal izolasyon ve aile içi şiddet gibi riskleri azaltmak için sosyal psikiyatri temelli, kurumlar arası iş birliğine dayalı yapılar oluşturulmalıdır.
3. Şiddet Geçmişi Olan Bireyler İçin İzleme Programları
Almanya’daki “önleyici poliklinik” örneklerinde olduğu gibi, agresyon öyküsü olan bireyler için destek ve takip odaklı izleme merkezleri kurulmalıdır.
4. Tedaviye Dirençli Vakalar İçin Kontrollü Müdahaleler
Tedaviye katılmayan ancak yüksek risk taşıyan bireylerde, hukuki çerçeveye uygun kontrollü serbest bırakma ve yükümlülükle tedavi modelleri uygulanmalıdır.
Yeni Yasalar Değil, Etkin Uygulama Gerekli
Yeni yasa arayışları yerine, mevcut Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı mevzuatlarının etkin biçimde uygulanması gerekmektedir.
Ancak dikkat edilmelidir: Kurumlar arası veri paylaşımı, bireylerin damgalanma korkusu nedeniyle tedaviden kaçınmasına yol açabilir. Bu durum, şiddeti azaltmak yerine artırabilir. Bu nedenle Medmindist olarak, cezalandırıcı ve dışlayıcı yaklaşımlardan uzak durulması gerektiğini vurguluyoruz.
Etik, Bilimsel ve İnsan Odaklı Yaklaşım
Medmindist Enstitüsü’nün temel felsefesi, her bireyin ruhsal yapısının bir denklem gibi çözülebileceği ilkesine dayanır. Şiddeti önlemenin yolu, “sorunlu bireyleri izole etmekten” değil; onların içsel yapısını anlamak, onarmak ve topluma yeniden kazandırmaktan geçer.
Biz bu süreci yalnızca bilimsel değil, aynı zamanda etik ve insani bir sorumluluk olarak görüyoruz.
